Öcalan: 'Suriye'deki gelişmeler süreci baltalama girişimidir; sorunlar diyalog ile çözülebilir'

Kaynak, Bilal Seçkin / Middle East Images / AFP / Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi 3 dk
DEM Parti İmralı heyeti, PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Öcalan'ın Suriye'deki çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle endişeli olduğuna ilişkin sözlerini aktardı.
Heyet üyeleri TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol, 17 Ocak Cumartesi günü PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüştü.
Heyet, pazar sabahı görüşmeye ilişkin X üzerinden açıklama yaptı.
Yaklaşık iki buçuk saat sürdüğü belirtilen görüşmede, Öcalan'ın sürecin ilerletilmesinin önemine vurgu yaptığı kaydedildi.
Suriye'de yaşanan gelişmelerin görüşmede ana gündem olduğu belirtilen açıklamada, Öcalan'ın "çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu" belirttiği ifade edildi.
Öcalan'ın, bu durumu "Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi" olarak değerlendirdiği ve "Suriye'deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini" vurguladığı belirtildi.
Açıklamada, Öcalan'ın "sorunun konuşularak çatışma zemininden çıkarılması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu" söylediği ifade edildi.
'Ankara'da yapıcı, Suriye'de yıkıcı olunamaz'
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu da 18 Ocak Pazar günü, Suriye'de tırmanan çatışmalarla ilgili olarak 'Ankara'da yapıcı, Suriye'de yıkıcı olunamaz' başlıklı bir yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "Sahadaki gelişmeler çözümü değil, çözümsüzlüğün planlı biçimde derinleştirildiğini; halkların iradesine karşı silahlı dayatmanın yeniden devreye sokulduğunu gösteriyor" denildi.
Bu açıklamalar sonrasında SDG ve Şam yönetimi arasında ateşkes anlaşması imzalandı.

Kaynak, dem parti
Şam hükümeti güçlerinin Tişrin Barajı, Tabka, Rakka ve Deyrizor bölgelerine yönelik saldırılarının "sabotaj amaçlı" olduğu ifade edilen açıklamada, Halep'teki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine yönelik kuşatmalar da "müzakere zeminini dinamitleme girişimi" olarak değerlendirildi.
Şam hükümetine, "10 Mart Mutabakatı'nı ihlal eden taraf" suçlaması yöneltildi.
"Türkiye'de devlet ve iktidara, Suriye'de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olması çağrısında bulunan" açıklama şöyle devam etti:
"Türkiye'de bir çözüm süreci yürütülürken, aynı dönemde Kuzey-Doğu Suriye'de izlenen tarafgir politikalar tam bir siyasi riyakarlıktır.
"Bir yandan barış arayışı sürerken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu çelişkili tutum, samimiyeti sorgulatmakta ve sürece zarar vermektedir."
Açıklamada, Öcalan'ın "bu kritik süreçte daha aktif rol oynayacağı" koşulların acilen yaratılması çağrısı yapıldı.
Suriye'deki son gelişmeler neler?
Şam yönetimi ile SDG arasında 10 Mart 2025'te imzalanan mutabakat çerçevesinde, Kürtlerin kontrolündeki bölge ve güçlerin 2025'in sonuna kadar merkezi yönetime entegre edilmesi üzerinde uzlaşılmıştı.
Ancak mutabakatın uygulanmasında sorunlar yaşandı.
SDG'nin Halep'ten çekilmesi ardından Suriye ordusu kentin doğusuna doğru ilerleyişini sürdürdü.
Şam yönetimine bağlı güçler, 18 Ocak'ta Fırat'ın doğusunda SDG'nin kontrolünde olan bölgede ülkenin en büyük petrol sahasını ele geçirdi.
Türkiye, YPG'yi PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve örgütün 12 Mayıs'ta aldığı silah bırakma kararına YPG'nin de uyması gerektiğini savunuyor.
YPG ise bu kararın kendisini bağlamadığını kaydediyor.











