CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı

Kaynak, Tunahan Turhan/SOPA Images/LightRocket / Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi 4 dk
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can "irtikap" suçundan tutuklandı.
Özcan ve Can'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi 28 Şubat sabah saatlerinde, belediye yönetiminin yerel zincir marketlerini belediyeye bağlı şirketle reklam sözleşmesi yapmaya zorladığı, aksi halde denetim ve yaptırım tehdidinde bulunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınan isimler arasında yer alan Bolu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız için ise dört ay süreyle ev hapsi kararı verildi.
Diğer 10 kişi yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bolu Valiliği, Bolu Belediye Meclisi'nin belediye başkanvekilini seçmek için 6 Mart Cuma günü saat 15.00'te toplanacağını duyurdu.
Bolu Belediye Meclisi'nde CHP'nin 21, AKP'nin sekiz ve MHP'nin de iki üyesi bulunuyor.
Arapça "yiyicilik" anlamına gelen irtikap, Türk Ceza Kanunu'nun 250. maddesince düzenlenen bir suç ve 10 yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.
Rüşvette iki tarafın da eşit olduğu ve rızalarının bulunduğu varsayılırken irtikapta bir tarafın diğerine üstünlüğünün olması ve diğer tarafı buna zorlaması gibi unsurlar aranıyor.
Gözaltına alınmadan hemen önce sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Özcan, "Memleketimde binlerce öğrenciye burs verildiği için gözaltına alındım. Bu benim için onurdur" demişti.
Özcan ve Can'ın tutuklanmasıyla ilgili BBC News Türkçe'ye değerlendirmelerde bulunan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, "kararın hukuki değil, siyasi olduğunu" söyledi.
Şüpheliler neyle suçlanıyor?
Gözaltına alınan 13 kişi; belediyenin nüfuzunu kullanarak, Bolu'da faaliyet gösteren zincir marketleri, belediyeye bağlı bir anonim şirketle reklam sözleşmesi yapmaya zorladıkları; aksi halde belediye denetimleri ve idari yaptırımlar uygulanabileceği yönünde baskı oluşturmakla suçlandı.
Tutuklama kararında belediye şirketinin 2024 yılı itibarıyla reklam faaliyetlerine başladığı ve belediye yönetiminin marketlerle reklam sözleşmesi yapılmasını amaçladığı ifade ediliyor.
Bu amaçla belediye binasında zincir market temsilcileriyle toplantı düzenlendiği iddia edilirken toplantıda reklam tekliflerinin sunulduğu ancak bazı marketlerin teklifi yüksek bulduğu ve yerel reklam ihtiyacı olmadığını belirttiği öne sürülüyor.
İddiaya göre toplantıda, Tanju Özcan tarafından teklifi kabul etmeyen market temsilcilerine, "Bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da …" şeklinde ifadeler kullanıldığı ileri sürülüyor.
Reklam sözleşmesini imzalamayan marketlere yönelik belediye zabıta ekiplerince denetim başlatıldığı da yer alan iddialar arasında.
BBC News Türkçe'ye konuşan CHP'li Mahmut Tanal, savcılığın Tanju Özcan'ın "zorla bağış topladığı" yönünde bir suçlaması olduğunu söyledi.
Bunun doğru olmadığını kaydeden Tanal, "Gerekçe zorla bağış toplama. Siz yeni plaka aldığınızda zorla bağış toplanıyor. Ehliyet ya da pasaport alınca zorla bağış toplanıyor. O zaman bu şu anda ülkenin kamu görevlilerinin hepsinin cezaevinde olması lazım" dedi.
Toplanan paranın huzurevi açmak ve Bolulu yoksul çocukları okutmak amacıyla kullanıldığını ifade eden Tanal şöyle devam etti:
"Mülkiye müfettişleri rapor düzenledi ve 'bu soyut beyandır' dedi. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığı bu soruşturmayı yapıyor. Tutuklamaya sevk ediyorlar ve sonra delil bulmaya çalışıyorlar."
Tanju Özcan savunmasında ne dedi?
Tanju Özcan savcılıkta verdiği ifadede Bolu'yu Seviyorum Vakfı'nın (BOLSEV) kendisinin başkanı ve mahkeme kararıyla kurulmuş bir vakıf olduğunu hatırlattı.
Özcan, Bolu'yu Seviyorum Vakfı Ticaret A.Ş.'nin de bu vakfın iştiraki olduğunu belirterek, "Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup yüzde 100'ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim" dedi.
Bolsev Vakfı'nın 2024'te büyük bir huzur evi yapma ve fakir ailelere, öğrencilere, engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardımda bulunma amaçlarıyla kurulduğunu ifade eden Özcan, şunları söyledi:
"Vakfı kurma kararımızdan sonra ben Bolu Belediye Başkanı olarak birçok yerde bu vakfa yardım yapılabileceğini söyledim. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu'nun maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayır sever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim.
"Bunların dışında Bolu ilinde faaliyet gösteren bankalara da marketlere de bu şekilde yardım edebileceklerini söyledim."
Market yöneticilerine karşı sarf ettiği iddia edilen sözlerin hiçbirini söylemediğini belirten Özcan şöyle devam etti:
"Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinden söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir."
CHP'den tepkiler: 'Milletin vicdanında yeri yok'
CHP lideri Özgür Özel, Özcan'ın gözaltına alınmasına sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
"Bir belediye başkanını, ifadeye çağırmak yerine evinden jandarma baskınıyla gözaltına aldırmak tarafsız hukuku değil, düşman ceza hukukunu işletmektir" diyen Özel, Özcan'a tek işi öğrencilere burs sağlamak olan bir vakıfla ilgili sorular yöneltildiğini söyledi.
Özel "Bu hukuksuz uygulamaların milletin vicdanında yeri yoktur" ifadelerini kullandı ve Özcan'ın yanında olduklarını ekledi.
CHP'li İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ise yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'i kast ederek "Akın ne zaman Gürleyecek diye beklerken, haber Bolu'dan geldi" dedi, susmayacaklarını ve geri adım atmayacaklarını belirtti.
31 Mart 2024'te gerçekleştirilen yerel seçimlerden sonra İstanbul, Adana ve Antalya'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı veya tutuklandı.










