SDG'nin Şam yönetimine entegrasyonunda son durum ne?

Kaynak, Amjad Kurdo / Middle East Images / AFP / Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi 5 dk
Şam yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 2 Şubat'ta yürürlüğe giren entegrasyon süreci devam ediyor.
Bu kapsamda geçiş hükümetine bağlı güçlerin Haseke'ye girdiği bildiriliyor.
Suriye'de devlete ait haber ajansı SANA, 11 Şubat'ta ordu birliklerinin Haseke il çevresinden çekilmeye başladığını aktardı.
Buna göre Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, Haseke çevresinde boşaltılan noktalara iç güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığını açıkladı.
Açıklamada ayrıca, SDG'nin mutabakata bağlı kalarak olumlu adımlar attığı ifade edildi.
Suriye merkezli Enab Baladi yayınına konuşan SDG'li kaynakların karşılıklı mevzilenmeleri doğruladığı bildirildi.
Buna göre SDG Haseke'nin çeperinden iç kesimlere doğru geri çekilirken, Kürt güçlere bağlı iç güvenlik kuvvetleri (Asayiş) önemli güzergahlarda güvenlik görevlerini devralıyor.
SDG lideri Mazlum Abdi, 10 Şubat'ta entegrasyona dair açıklamalarda bulundu.
Enab Baladi'nin aktardığına göre Abdi, Kürt çalışanların görevlerinde kalacağını, kurumlarının ise Suriye hükümeti içindeki bakanlıkların yapısına entegre edileceğini belirtti.
Buna göre Haseke, Kamışlı ve Malikiye'de SDGye bağlı bir "askeri tümen" kurulacak ve Savunma Bakanlığı altında faaliyet gösterecek.
Diğer yandan anlaşma kapsamında SDG'nin saflarında Suriyeli olmayan onlarca savaşçının hizmetine son verdiği bildirildi.
Anlaşma yürürlüğe girdi
Suriye'de geçiş yönetimine bağlı ordu, entegrasyon anlaşmasının ardından Şubat ayı başında Kamışlı'ya girmişti.
Reuters haber ajansına bilgi veren güvenlik kaynakları ve görgü tanıkları orduya ait konvoyun, üst düzey Kürt yetkililerle buluşmak üzere güvenli bir alana girdiğini söyledi.
Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el Baba Kürt güçlerinin iç güvenlik binalarının kontrolünü devrettiğini ve kentte asayişi sağlamak için Suriye güçleriyle birlikte görev yapacaklarını belirtti.
Sözcü "Bugün Suriye halkı kazandı ve bugün intikamdan, nefret söyleminden ve ihtilaflardan uzak yeni bir döneme başlıyoruz" dedi.
2 Şubat Pazartesi günü de Suriye İçişleri Bakanlığına ait araçlar Kamışlı'nın 80 kilometre güneyindeki Haseke'ye girmişti.
30 Ocak'ta duyurulan anlaşma, askeri ve idari yapıların Suriye devletine aşamalı entegrasyonunu öngörüyor.
Suriye'de devlete ait yayın organları, güçlerin girişini anbean yayınladı.
SDG'nin daha önce uyguladığı sokağa çıkma yasağına rağmen Haseke sakinlerinin hükümet güçlerini "sıcak bir şekilde karşıladığını" gösteren videolara yer verdi.
Hükümete yakın bazı yayınlar SDG güçlerinin kutlama yapanlara ateş açtığını ve tutuklamalar yaptığını iddia etti.
Suriye'de yayın yapan Kürt basını ise gözaltına alınanların IŞİD'in Haseke'de "uyuyan hücreleri"nin olduğunu yazdı.

SDG lideri Mazlum Abdi daha önce iç güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı'daki varlığının "sınırlı" olacağını söylemişti.
Enab Baladi haber sitesine göre, SDG'nin Haseke valiliği adayı Nureddin el-Ahmed, adaylığının Şam tarafından onaylandığını söyledi.
Ancak 5 Şubat'ta Suriyeli bir yetkili, 5 Şubat'ta geçiş hükümetine yakın Suriye TV'ye yaptığı açıklamada, atamaya ilişkin henüz resmi bir teyit yapılmadığını söyledi.
Şam yönetimi tarafından atanan Haseke İç Güvenlik Başkanı Marwan el-Ali ise görevine başladı.
Şam merkezli Enab Baladi internet sitesi, sonraki adımların "belirsiz" olduğunu yazdı.
Hükümet anlaşmanın bir ay içinde uygulanacağını söylerken, Enab Baladi'ye göre SDG uygulama için belirli bir son tarih olmadığını öne sürdü.
Anlaşma neleri öngörüyor?
30 Ocak'ta yapılan açıklamalara göre, entegrasyon kapsamında Kürt güçleri cephelerden çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılacak ve yerel güvenlik güçleri birleştirilecek.
Suriye Enformasyon Bakanı ve SDG'den gelen açıklamalara göre, SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Kobani (Ayn El Arab) güçleri ise Halep'e bağlı bir tugay olarak yapılandırılacak.
SANA'nın ifadelerini aktardığı kaynak, "SDG'nin askeri ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceğini" söyledi.
Anlaşma Suriye'nin kuzeydoğusundaki özerk yönetime bağlı kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve memurların kadroya alınmasını da kapsıyor.
Kürt halkının sivil ve eğitim haklarının sağlanması ve yerinden edilmiş kişilerin bölgelerine geri dönüşünün garanti altına alınması konusunda da anlaşıldı

Kaynak, REUTERS/Khalil Ashawi
SDG'nin açıklamasında, "Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkenin yeniden inşası için çabaları birleştirerek Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgeye tam entegrasyonu sağlamayı amaçlamaktadır" denildi.
SANA da hükümet kaynağının devletin "tüm sivil ve hükümet kurumlarını, geçiş noktaları ve sınır kapılarını devralacağını ve ülkenin hiçbir kısmını kontrolü dışında bırakmayacağını" söylediğini aktardı.
Tom Barrack: 'Bir dönüm noktası'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye'deki entegrasyon mutabakatını Türkiye'nin yakından incelediğini söyledi.
"Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her çabanın karşısında kararlılıkla duruyoruz" dedi.
ABD'nin Suriye özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, X'ten yaptığı açıklamasında anlaşmayı, "Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımladı.
Barrack anlaşma için, "Askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı olarak entegrasyonunu kolaylaştırırken, üst düzey SDG temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmasını sağlayarak, Suriye'nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini ele almaktan kaynaklandığı ilkesini teyit etmektedir" dedi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Kürtlere yeni haklar veren 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ni de öven Barrack, şu ifadelere yer verdi:
"Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltiyor, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit ediyor ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillendirilmesinde tam katılımları için yollar açıyor."
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, anlaşmayı "memnuniyetle karşıladığını ve desteklediğini" duyurdu.
Barzani, "Bunun, birleşik bir Suriye inşa etmenin, Kürt halkının ve tüm bileşenlerin haklarını gelecekteki anayasada korumanın ve Suriye ve bölgenin tamamı için istikrar sağlamanın bir yolu olmasını umuyoruz" dedi.
DEM Parti: 'Memnuniyet verici'
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da konuyla ilgili ortak açıklamalarında, anlaşma sağlanmasını "memnuniyet verici" bulduklarını açıkladılar.
Yazılı açıklamada, "Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere, kurumlara, şahsiyetlere, halklara teşekkür ediyoruz" denildi.
"Rojava'nın iradesi bizim için esastır. Bize düşen, aldıkları kararları desteklemektir" ifadeleri de yer aldı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir anlaşmaya ilişkin X paylaşımında, "Komşumuz Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunduğu, silahların sustuğu, tüm toplumsal kesimlerin ve inançların eşitlik temelinde bir arada yaşadığı bir süreç, bizlerin de en büyük arzusudur" dedi.
Ne olmuştu?
Son haftalarda Suriye ordusu Fırat Nehri'nin batısında büyük bir operasyon başlatmış ve SDG'yi nehrin doğusuna çekilmeye zorlamıştı.
Ordu daha sonra da Suriye'de en büyük petrol ve doğal gaz sahalarının bulunduğu bölge olan Deyrizor'u ve IŞİD'in geçmişte "başkent" ilan ettiği sembolik ve stratejik bir şehir olan Rakka'yı ele geçirmişti.
Son gelişmeler sonrası Kürtlerin kontrolünde Türkiye sınırındaki Kobani ve Kamışlı ile ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke kalmıştı.










