MSB: 'Suriye'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayırmıyoruz'

Kırsaldaki bir yolda sekiz kadın ve bir çocuktan oluşan kalabalık hareket halinde, eşyalarıyla birlikte yürüyorlar.

Kaynak, Stringer/Anadolu/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Suriye'de ordu Fırat'ın batısını "askeri bölge" ilan etti, 15 Ocak'ta açılan "insani koridor" üzerinden sivillerin tahliyesinin sağlandığını duyurdu.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 3 dk

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Suriye'de Suriye ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında devam eden çatışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, Suriye'nin talep etmesi halinde Türkiye'nin destek vereceğini açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 15 Ocak'ta Ankara'da düzenlenen haftalık bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada "Suriye'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz" dedi.

Aktürk, "...Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesine talep etmeleri halinde destek vereceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz" dedi.

MSB, 6 Ocak'ta Halep kırsalında çıkan çatışmalar sırasında da, Şam yönetiminin talep etmesi halinde Türkiye'nin destek vereceğini açıklamıştı.

Suriye ordusu ve SDG arasında Halep sonrası çatışmalar Fırat Nehri'nin batısında hakimiyet mücadelesiyle sürüyor.

Şam'a bağlı ordu, "askeri bölge" ilan ettiği noktalardan SDG'nin çıkmasını istiyor.

Suriye ordusu gelinen son durumda "askeri bölge" ilan ettiği Fırat'ın batısındaki bölgelerden sivillerin tahliyesi için insani koridor açıldığını duyurdu.

Türkiye'den de Şam'a destek açıklamaları yapılıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 15 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Ankara'nın "10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasını" temenni ettiğini belirtti.

SDG'nin PKK ile ilişkili olduğunu söyleyen Fidan, "SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğinin herkes bilincinde. Bu işleri biraz zora sokan bir husus" dedi.

Şam yönetimi ile SDG arasında 10 Mart 2025'te imzalanan mutabakat çerçevesinde, Kürtlerin kontrolündeki bölge ve güçlerin 2025'in sonuna kadar merkezi yönetime entegre edilmesi üzerinde uzlaşılmıştı.

Ancak sürenin dolmasına karşın anlaşmanın nasıl uygulanacağı konusunda net bir yol haritası ortaya konmadı.

Buradaki süreç Türkiye'deki çözüm süreci açısından da açıklamalara yansıyor.

Sözcü TV'ye konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Hakan Fidan'ın "Suriye'nin bir bakanı gibi" konuştuğunu savundu.

Bakırhan, Öcalan'ın silah bırakma çağrısının SDG'yi kapsamadığını da savundu.

"Yapılan 27 Şubat çağrısında bizim yaptığımız görüşmede, bu süreç bütün coğrafyadaki Kürtleri ilgilendiriyor diye bir şey çıkmadı" ifadelerini kullandı.

Tuğamiral Zeki Aktürk bir kürsüde konuşma yapıyor. Basın toplantısında kürsünün önünde arkasını dönük oturan katılımcılar var.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada "Suriye'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz" dedi.

Fidan: 'Suriye güç kullanabilir'

Şam yönetimi ile SDG arasında ABD'nin arabuluculuğunda görüşmeler sürüyor.

Fidan, "Suriye konusunda bölge ülkelerinin, Avrupalı devletlerin ve ABD'nin ortaya koyduğu yapıcı iradenin aynı kararlılıkla bu yolda devam etmesini temenni ediyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı, "SDG meselesi ise yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor" diye ekledi.

Bu yıl "bu sorunu" çözme temennisini dile getiren Fidan, "Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.

Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'de devam eden sürece ne gibi etkileri olabileceği ile ilgili soruyu yanıtlayan Fidan, "sınırın öbür tarafında güvenlik tehdidi olan terör altyapısı varsa bunun enfekte olmayacağının bir güvencesi olması gerekiyor" dedi.

Fırat'ın batısında devam eden bölge hakimiyeti geriliminde ABD'den önemli bir açıklama geldi.

ABD Başkanı Donald Trump'a yakın bir siyasetçi olan Senatör Lindsey Graham'den Türkiye ve Şam yönetimine uyarı geldi.

"Kürt müttefiklerimiz" ifadesini kullandığı X paylaşımında Graham, SDG'nin hakim olduğu bölgelere doğru yapılacak ilerlemenin "Amerika Birleşik Devletleri'nden güçlü bir tepki uyandıracağına inandığını" ifade etti.

Ankara Suriye'de son haftalarda yükselen gerilimden SDG'yi sorumlu tutuyor.

10 Ocak'ta basına bilgi veren güvenlik kaynakları, 10 Mart mutabakatının uygulanması için 10 aydır çeşitli seviyelerde siyasi müzakereler yürütüldüğünü ancak sonuç alınamadığını aktarmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 12 Ocak'ta yaptığı açıklamada, SDG'nin "maksimalist ve irrasyonel" taleplerde bulunduğunu savunmuştu.

Buna karşın Şam yönetiminin "kuşatıcı bir anlayışla" hareket ettiğini ve bu yaklaşımın devam etmesinin Suriye halkının hayrına olacağını söyledi.

Türkiye, SDG'nin omurgasını oluşturan YPG'yi "PKK'nın kolu" olduğu gerekçesiyle "terör örgütü" kabul ediyor.