İsrail askerleri Filistinli çocuğu vurup kan kaybından ölmesini bekledi

- Yazan, Joel Gunter
- Bildirdiği yer, İsrail işgali altındaki Batı Şeria
- Okuma süresi 6 dk
Uyarı: Bu haber rahatsız edici bulunabilecek bazı ayrıntılar ve video görüntüleri içeriyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da bulunan bir mülteci kampında, 14 yaşındaki Filistinli çocuk Jad Jadallah, İsrail askerleri tarafından yakın mesafeden vuruldu.
Jad bir ara sokakta yere yığılmış halde yatarken, askerler etrafını kordon altına alarak iki Filistin ambulansının yaralı çocuğa ulaşmasını engellediler.
Video kayıtlarına ve görgü tanıklarının ifadelerine göre, toplam 14 asker, Jad bir veya daha fazla kurşun yarasından kan kaybederken en az 45 dakika boyunca kayıtsızca etrafında beklediler.
Tüm İsrail askerleri travma tedavisi konusunda eğitim alıyor ve her İsrail muharebe birliğinde özel olarak eğitilmiş bir sağlık görevlisi bulunması gerekiyor.
Fakat askerlerden hiçbiri Jad'a hayatını kurtarabilecek tıbbi müdahalede bulunmadı. Hatta, Jad'ın dikkatlerini çekme girişimlerini görmezden geldiler.
İsrail ordusu, BBC'ye yaptığı açıklamada askerlerin "ilk tıbbi müdahaleyi" yaptığını savundu, ancak ordu sözcüsü müdahalenin niteliği veya zamanlaması hakkında herhangi bir ayrıntı vermeyi reddetti.
Açıklamada ayrıca Jad'ı taş atmakla da suçladı. İsrail ordusunun çatışma kurallarına göre bu, askerlerin ölümcül güç kullanması için gerekçe oluşturabilecek bir durum.
Ancak olayın video kaydı, Jad vurulduktan sonra bir İsrail askerinin yanına bir cisim bıraktığını ve ardından bunun fotoğrafını çektiğini gösteriyor.
Jad'ın ailesi ve önde gelen bir insan hakları grubu, bunun çocuğu suçlu gösterme girişimi gibi göründüğünü savunuyor.
Askerler sonunda Jad'ı bir İsrail askeri aracının arkasına yüklediler, ancak bu yapılmadan önce veya sonra bir noktada Jad can verdi.
Vücudunun neresinden veya kaç kez vurulduğu hala belirsiz, çünkü İsrail ordusu cansız bedenini ailesine vermeyi reddetti ve yaralarıyla ilgili soruları yanıtlamayı da reddetti.

Yakın mesafeden vuruldu
Jad, Batı Şeria'da yaklaşık 10 bin Filistinlinin yaşadığı El-Far'a mülteci kampında doğup büyümüştü.
Burası, işgal altındaki topraklardaki diğer benzer kamplarla birlikte sık sık İsrail'in askeri baskınlarına maruz kalıyor.
İsrail bunun bölgede faaliyet gösteren silahlı örgütlere karşı koymak için gerekli olduğunu savunuyor.
Aslında Jad'ın ölümü birçok açıdan olağan dışı değildi. Birleşmiş Milletler'e göre geçen yıl Batı Şeria'da 55 çocuk İsrail güçlerince öldürüldü. 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırıdan bu yanaysa 227 çocuk hayatını kaybetti.
Ancak bu olayda dikkat çeken iki unsur var. Birincisi, Jad'ın etrafında bu kadar çok asker varken, uzun süre yerde tedavi edilmeden yatması ve ölmesi. İkincisi ise olaya dair önemli miktarda BBC'nin teyit ettiği video kaydının ortaya çıkması.
Kamptaki bir güvenlik kamerası, silahlı saldırı anını kaydetti.
Görüntülerde üç çocuğun bir ara sokağın köşesinde durduğu görülüyor. Önce sağ tarafa doğru bakıyorlar.
Görgü tanıklarına göre, İsrail askeri araçları birkaç dakika önce kampın çıkışına doğru gitmişti.
O sırada Jad'ın yanında bulunan iki arkadaşından biri BBC'ye, kamptaki bir mesajlaşma grubunda İsrail birliklerinin ayrıldığına dair bir paylaşım gördükten sonra çocukların dışarı çıktığını ve kontrol etmek için köşeden baktıklarını söyledi.
Jad ve arkadaşları farkında değildi ama dört İsrail askeri geride kalmış ve birkaç metre ötede, çocukların sol tarafında, duvarın arkasına saklanmışlardı.
Jad'ın arkadaşları askerleri ilk fark edenler oldu ve ara sokaktan yukarı doğru kaçtılar. Jad ise ya onları görmedi ya da gördüğünde artık çok geçti.
Güvenlik kamerası kaydında, öndeki askerin Jad'dan üç metreden daha az bir mesafede kadraja girdiği, ardından tüfeğini kaldırıp ateş açtığı görülüyor.
Jad'ın yaptığı bir hareket, vurulduğu anı işaret ediyor. Kampta, tam bu noktada duvarda kurşun delikleri bulunuyor.
Muhtemelen zaten yaralanmış olan Jad, daha sonra ara sokaktan yukarı doğru koşuyor ve İsrail askeri dönerek tüfeğini Jad'ın arkasından doğrultmuş gibi görünüyor.
Görüntülerde ilerideki ara sokakta toz kalktığı görülüyor. Bu da İsrail askerinin Jad kaçarken arkasından ateş etmeyi sürdürdüğüne işaret ediyor.

Görüntülerde, Jad'ın sadece birkaç metre sonra yere yığıldığı ve düşerken kadrajdan kaybolduğu seçiliyor. Kısa bir süre sonra, bir kamp sakini tarafından gizlice çekilen bir görüntüde olay bir başka açıdan görülüyor. Bu görüntülerde, Jad'ın hayatının son anları kayıt altına alınıyor.
Görüntülerde gencin, kollarını sallayarak ve şapkasını askerlere doğru fırlatarak defalarca askerlerin dikkatini çekmeye çalıştığı seçiliyor. Askerler ise Jad'ın çabalarını görmezden gelip şapkayı geri tekmeliyorlar.
Jad'ın annesi olayı duyar duymaz, yürüyerek oğluna ulaşmaya çalışmış ama İsrail askerleri tarafından engellenmişti. Kendisi ve diğer görgü tanıkları da bunu doğruladı.
Filistin Kızılayı tarafından BBC'ye verilen çağrı kayıtlarına göre, başka bir bölge sakini acil durum çağrısında bulundu ve hemen ambulans gönderildi. Sekiz dakika sonra da olay yerine ulaştı.
Sağlık görevlisi Hassan Fouqha, ekibinin İsrail askerleri tarafından silah zoruyla durdurulduğunu ve sadece 90 metre kadar uzakta, görüş alanlarında bulunan Jad'a ulaşmalarının engellendiğini söyledi.

Fouqha ve ambulans ekibi, Jad'ın kanlar içinde yerde yatmasını çaresizce izlemek zorunda kaldılar. Sağlık görevlisi, en az 35 dakika boyunca hiçbir şey yapamadan izlediklerini söyledi. Fouqha, farklı bir yönden ikinci bir ambulans çağırdı, ancak o da askerler tarafından durduruldu.
Fouqha, "Birkaç kez ilerlemeye çalıştık, çocuğa ulaşmamıza izin vermeleri için işaret vermeye çalıştık, ancak tamamen engellendik" dedi.
"Ona ulaşabilir ve tıbbi yardım sağlayabilirdik ama engellendik. Bunun amacını bilmiyoruz ama olan bu."
İsrail ordusu BBC'ye yaptığı açıklamada, Jad'ın üzerinde gizli bir patlayıcı cihaz bulunmadığını doğruladıktan sonra kendisine "ilk tıbbi müdahalenin" yapıldığını savundu.
Olaya dair kayıtlar ve Jad'ın olaydan önce evden ayrılırken çekilen yakın plan güvenlik kamerası görüntüleri, gencin sadece tişört ve kot pantolon giydiğini gösteriyor.
İsrail ordusu, Jad'ın aldığı yaralar ve uygulanan tıbbi tedavi hakkında açıklama yapmayı reddetti.
Taş yerleştirme suçlaması
İsrail ordusu, Jad'ın taş attığını ve "bir terörist" olduğunu, "askerlere saldırmaya teşebbüs ettiğini" ileri sürdü.
Ancak Jad'ın ailesi, askerlerden birinin kadraj dışından olay yerine gelip Jad'ın yanına ağır bir cisim bıraktığı ve ardından fotoğrafını çektiği görüntüler ortaya çıktıktan sonra, İsrail askerlerini oğullarını tuzağa düşürmeye çalışmakla suçladı.
Jad'ın annesi Safa "Onlara taş atmış gibi göstermek için yanına bir taş koydular" dedi. "Videoda görebilirsiniz. Videoyu izleyen herkes görecektir" diye de ekledi.
İnsan hakları örgütleri, Batı Şeria'daki İsrail askerlerinin, kendilerine taş atan çocuklar da dahil olmak üzere, hayatlarına doğrudan tehdit oluşturmayanları sık sık hedef aldıkları bir "ateş açma" politikası izlediğini söylüyor.
İsrailli insan hakları örgütü B'Tselem'den Shai Parnes, BBC'ye yaptığı açıklamada, görüntülerde bir askerin, açılan ateşi meşru göstermek için çocuğun yanına bir taş yerleştirdiğinin görüldüğünü kaydetti.
Parnes, "Gördüğümüz şey bir taş mı ve bununla çocuğu tuzağa düşürmeye mi çalışıyorlar, kesin olarak belirlemek zor" dedi.
"Ancak bence açık fikirli bir şekilde izleyen herkes muhtemelen bu sonuca varacaktır."
Parnes, " İsrail güçlerinin, bir şekilde, eylemden sonra bir Filistinliyi suçlamaya çalıştığı başka vakalar da bulduk. Bunu kameralarda ilk kez görmüyoruz" diye ekledi.
İsrail ordusu, askerin Jad'ın yanına bir taş yerleştirdiği iddiası konusundaki soruya yanıt vermedi.

Jad'ın ne şekilde öldüğü ve kaç kez ateş edildiği belirsizliğini koruyor. İsrail ordusu, cansız bedeni aileye vermeyi ve olayla ilgili ayrıntılı soruları yanıtlamayı reddetti.
İsrail'in, ordu tarafından öldürülenlerin cenazelerini ailelere vermeyi reddetmesi alışılmadık bir durum değil.
İsrailli yetkililerin şu anda saldırı düzenlemekle suçlanan veya şüphelenilen 776 Filistinli veya diğer uyruklardan kişinin cenazelerini alıkoyduğu belirtiliyor.
İsrail ordusu, BBC'nin sorusuna karşın Jad'ın cesedini neden alıkoydukları konusunda açıklama yapmayı reddetti.
Jad'ın annesi Safa'ya göre İsrail ya bir şey saklamaya çalışıyor ya da kasıtlı bir zulüm uyguluyor.
"Belki de sadece sinirlerimizi yıpratmak, bizi yormak, sabrımızı tüketmek istiyorlar" dedi.
"Ama biz sabırlıyız, umudumuz var ve beklemeye devam edeceğiz. Bugün, yarın ya da yüz yıl sonra, onu geri alacağız. Allah'ın izniyle, onu geri alacağız."
Alaa Badarna habere katkıda bulundu.
Fotoğraflar: Joel Gunter












